'İmar affı barınma hakkını ortadan kaldırıyor'

  • 08:46 15 Mayıs 2018
  • Ekoloji

 

İZMİR - "İmar barışı" adı altında bir gecede yasalaşan düzenlemeyle beraber, barınma hakkının göz ardı edildiğine dikkat çeken İzmir Şehir Plancıları Odası Başkanı Özlem Şenyol, söz konusu düzenlemenin doğal alanların ranta açılması anlamına geldiğini söyledi. 
 
"İmar barışı" adıyla çıkarılan imar affını tartışmak üzere Prof Dr Semahat Özdemir'in değerlendirmelerini sunduğu panel Nazım Hikmet Kültür Merkezi Konak Sinemasında İzmir Şehir Plancıları Odası Başkanı Özlem Şenyol'un moderatörlüğünde gerçekleşti.
 
'Barınma hakkını göz ardı edecek'
 
Özlem, 24 Haziran'da erken seçimin yapılacağının ilan edilmesiyle beraber "imar barışı" adı altında bir affın çıkarıldığını, ve bu affın bir gecede Meclis'ten geçmesi ile kentlerde yeni bir çözümsüzlüğünün önünün açıldığını söyledi. Bu düzenleme ile doğal alanların özel mülkiyete açıldığını kaydeden Özlem, buna örnek olarak Ege Palas Urla villalarını işaret etti. Özlem, aftan yararlanacak bir çok yapı kaçak olmaktan kurtulacağını dile getirerek, "barınma hakkının göz ardı edildiğini, devletin sorumluluğunda olan devlet hazinesi içinde yer alan orman ve meraların imara açılacağını belirtti. 
 
 '1983'den bu yana 3214 hektar arazi üzerindeki kaçak yapılar yasallaştı'
 
Panel Prof Dr. Semahat Özdemir'in sunumunu yapmasıyla devam etti. İmar aflarının kentsel alanlarda ürettiği çarpık kentleşme üzerine sunum yapan Semahat, kaçak yapıların sadece gecekondular olmadığını, aynı zamanda, 1983-86, 1987- 1995, 1995-2000 yapılan imar afları ile toplamda 3214 hektar arazi üzerinde yapılan kaçak yapılaşmaların affa uğradığını belirtti.
 
'Kamu arazileri satışa çıkarılıyor'
 
Tarihsel süreçler içinde gerçekleştirilen afların doğal alanları da kapsadığını dile getiren Semahat, çıkarılan imar affı ile doğal alanlar, sit alanları, baraj koruma alanları, meralar ve mutlak tarım arazileri gibi alanları da kapsadığını söyledi. Çıkarılan yasada yer alan "Mali yükümlülüklerin yerine getirmemiş kaçak yapıların kayıt altına alınması yapılan düzenleme ile imar barışı sağlanması" ile "fiili kullanıcıları farklı kişiler olması ve durumun düzeltilmesi" gibi ifadelerle kamu arazilerinin satın alınmasının yasal düzenlemelerinin yapıldığını belirtti.
 
'Şehirlerin değerleri anlatılmalı'
 
Sürecin müzakere edilmediğini ve meslek odalarının görüşünün alınmadığını kaydeden Semahat, "Ne yapmalıyız? Öncelikle can güvenliği olmalı, riskli yapılar tespit edilmeli ve yıkılmalı, yapıların zemin sorunu yoksa yerinde yapılmalı, değilse en yakın alanda kamu arazisinde yapılmalı. Dar gelirlerinin yaşadığı konutlar gecekondu önleme ve ıslah bölgeleri yapılmalı ve sağlıklı hale getirilmeli. Bunun için de kamu arazilerini korumalı. Kültürel değerlerimize, doğal kaynaklarımıza sahip çıkılmalı. Şehir dersi verilmeli, çocuklara şehir tanıtılmalı, değerlerin önemi anlatılmalı. İhtisas ve imar mahkemeleri uzmanlaşmalı. İmar süreçlerinin daha etkin değerlendirilmeli" dedi.
 
Panel, soru cevap bölümü ile sona erdi.