‘Bir ağacın özgürlüğü sokakta özgürce yürümekten bağımsız değil’

  • 09:06 11 Temmuz 2018
  • Ekoloji

 

İSTANBUL - Başkanlık sistemiyle artacak ekolojik tahribata karşı tüm kesimlere çağrıda bulunan Sezen Özkan, “Bütün mücadeleler iç içe girdi. Bir ağacın değeri kadının sokakta özgürce yürümesinden bağımsız değildir” dedi.  
 
Eril zihniyetin kadını, doğayı, çocuğu ve kendinden olmayan her şeyi nesneleştiren anlayışı tüm dünyada büyük yıkımlara neden olurken, "başkanlık sistemi"ne adım atan Türkiye’yi çok daha büyük yıkımlar bekliyor. Kent ve doğa savunucusu olan Çevre Mühendisliği öğrencisi Sezen Özkan, ekoloji üzerinde yürütülen tahribat politikalarının toplumun, sosyal hayatın ve kadının üzerinde de aynı düzlemde olduğunu belirtti. Başkanlık sistemiyle birlikte gittikçe büyüyecek bir yıkımın başladığını vurgulayan Sezen, İstanbul’un kuzeyi, 3’üncü Hava Limanı Projesi ve Kanal İstanbul Projesi’yle birlikte tahribatın daha da artacağına ancak mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerine dikkat çekti.
 
‘Botanik Bahçesi Diyanet'e devredildi’ 
 
Tahribatın en büyük etkilerinden birinin de siyasal İslam olduğunu söyleyen Sezen, dini baskının topluma, günlük yaşama ve üniversitelere olan etkisine değindi. Duruma ilişkin Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi’nin İstanbul Müftülüğü'ne tahsis edilmesini örnek veren Sezen, “Bahçede bulunan bitkiler tahliye edilecek. Bu başkanlık sisteminin ekoloji mücadelesine ilk etkileridir. Seçim öncesi insanları millet bahçeleri gibi vaatlerle kandırmakla olmuyor maalesef” diye konuştu. 
 
‘Bitki yerinde can alır’
 
Botanik bahçesinde 5 binden fazla bitki türü olduğuna ve ağaçların taşınmasının ise mümkün olmayacağına vurgu yapan Sezen, “Burada anıt ağaçlar var. Bu bilimin ve oradaki bilimsel düşüncenin yıkılması anlamına gelir. Ekolojiyle başlayan tahribatın aslında sosyal hayata, kılık kıyafete, kadınların sokaktaki yürüyüşüne kadar etkisi var. Bir ağacın değeri kadının sokakta özgürce yürümesinden bağımsız değil. Sen burada bitkinin özgürlüğünü kısıtlıyorsun, sokakta da benim özgürlüğümü kısıtlıyorsun” ifadelerini kullandı. 
 
‘Topyekûn bir çıkış noktası bulmamız gerekiyor’
 
Ekolojik tahribat nerede varsa hem "dur" demek hem de alternatif üretmek gerektiğini kaydeden Sezen, “Bütün mücadeleler iç içe girdi. Bizim topyekûn bir çıkış noktası bulmamız gerekiyor” dedi.