Leyla Güven tahliye edilmedi: Hukukun üstünlüğü değil üstünlerin hukuku!

  • 13:21 11 Temmuz 2018
  • Hukuk

 

 
DİYARBAKIR - DTK Eşbaşkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in tutuklu yargılandığı davanın 2'nci duruşmasında mahkeme avukatların tahliye taleplerini reddetti. 
 
Türkiye'nin Efrîn'e dönük saldırılarına gösterdiği tepki, yaptığı açıklamalar ve Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) çalışmaları gerekçe gösterilerek 31 Ocak'ta tutuklanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in yargılandığı davanın 2'nci duruşması Diyarbakır 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmayı HDP Milletvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, Semra Güzel, Saliha Aydeniz, Musa Farisoğulları, Bedran Öztürk ve HDP, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), DTK yöneticileri ile Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri takip etti.
 
JINHA’dan paylaşılan haberler de dosyada
 
Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada Leyla’nın sosyal medya hesaplarında KHK ile kapatılan Jin Haber Ajansı'na (JINHA) ait haberler ile TJA’nın basın açıklamalarını paylaşması ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Gültan Kışanak ile Fırat Anlı'nın gözaltına alınmasını protesto eden açıklamaya katılması da dava dosyasına delil olarak konuldu. Mahkeme başkanının iddianameyi okumasının ardından Leyla söz aldı. Kürtçe savunma yapan Leyla, "Eşbakanlarımız gözaltına alındı, yöneticilerimiz ile beraber belediye önüne giderek halkımızın yanında yer aldık. Oradaydık ve demokratik bir hakkımızı kullandık. Bu dosya için daha önce de ifade vermiştim. Elinizde verdiğim ifadenin bulunmuyor olmasını da anlamış değilim" dedi.
 
'Yürüdüğümüz yol kutludur'
 
Leyla, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların arkasında olduğunu ve paylaşımların kendisine ait olduğunu ifade etti. İlk tutukluluk sürecinde DTK Eşbaşkanı olduğunu anımsatan Leyla, “Şuan ise karşınızda HDP'nin Hakkari Milletvekili olarak bulunuyorum. Böyle bir süreçte HDP'den milletvekili olmanın ateşten gömlek giymek olduğunu biliyoruz ama biz halkımızın bize olan inancına sahip çıkacağız. Bize güç veren halkımızı selamlıyorum. Yürüdüğümüz yol kutludur" diyerek, mahkeme heyetinin hukuka uygun karar vermesini talep etti. Leyla, "Ben heyetten tahliye kararı istemiyorum. Tek isteğim hukukun herkese eşit işletilmesi. Elinizi vicdanınıza koyarak karar verin. Adalet bir gün size de lazım olacak" ifadelerini kullandı.
 
'Dokunulmazlıklar kalkmadıkça yargılama devam edemez'
 
Leyla'nın ifadesinin ardından avukatı Reyhan Yalçındağ savunma yaptı. Reyhan, müvekkilinin aylardır hukuksuzca tutuklu bulunduğuna dikkat çekerek, “Tutuklu bulunduğu süre içinde hem müvekkilim açısından hem de ülke açısından çok şey değişti. Düşünün dört yıllık üniversite okumuş herhangi biri kolayca yargıç olabilecek. Şuanda vekil yemini edememiş iki vekilden biridir müvekkilim. Meclis başkan vekilliği için aday gösterilecek fakat tutukluluğu nedeniyle bunu yapamıyorlar. 24 Haziran itibari ile hangi partiden olduğu fark etmeksizin seçilmiş her vekilin parlamentoda bulunması gerekiyor. Müvekkilim için de aynı durum söz konusudur, keza kendisinin dokunulmazlığı kaldırılmamış. Ancak dokunulmazlık kalkarsa yargılanma süreci devam edebilir" diyerek,  müvekkilinin tahliyesini talep etti.
 
Tüm talepler reddedildi
 
Ardından savunma yapan Avukat Cemile Turhallı ise, müvekkili için Anayasa'da yer alan dokunulmazlık yasasının 82'inci maddesinin yürürlüğe girmesini talep etti. Savcı, Cemile'nin talebine, “Sanık vekillik sürecinden önce tutuklandı" diyerek ret kararı verdi. Mahkemeye ara veren heyet, aranın ardından tahliye talebini reddetti. Buna karşı Leyla Güven ve avukatları ek savunma haklarını kullandı.
 
Duruşma 7 Kasım'a ertelendi
 
Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, Leyla'nın üzerine atılı "örgüt kurmak ve yönetmek" suçunu işlediği yönünde kuvvetli deliller bulunduğu, tutuklama sebebinin varlığı, tutuklama tedbirinin ölçülülük ilkesine aykırı olmadığını ileri sürerek, oy birliğiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi.
 
Önceki duruşmada tahliye isteyen üyeler çark etti!
 
Kararda, Leyla'nın tutukluluk halinin devamına karar veren geçici mahkeme başkanı ve bir üye, daha önceki duruşmada Leyla'nın tahliye edilmesi yönünde oy kullanmıştı. Mahkemenin tutukluluk halinin devamı kararında, Leyla hakkında verdiği tahliye kararını tam tersi gerekçelere yer vermesi dikkat çekti. Mahkeme, davadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı 7 Kasım'a erteledi.
 
Adliye önünde basın açıklaması yapıldı 
 
Duruşmasının ardından DTK, HDP, TJA ve DBP yöneticileri adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. DTK Eşbaşkanı Bedran Öztürk, hukukun, adaletin kalmadığını söyleyerek, “Bugün Leyla Güven’nin tutukluluğunun devamına karar verildi. Buda bir kez daha gösteriyor ki Türkiye’de adalet ve hukuk kalmamış. Bu da başka bir örnektir. Tarihin kara sayfalarında yerini alacaktır. Bugün Leyla Güven tutuklu. Diyorlar ki ‘Leyla Güven dört duvar arasındadır.’ Hayır esas bu kararı veren hakimler, savcılar iradesiz ve dört duvar arasındadır. Biz mücadelemizle hem zindandaki arkadaşlarımızı hem de Türkiye’yi özgürleştireceğiz. Bugün iradesini saraya teslim edenler, köledir, tutukludur” dedi.  
 
Leyla Hakkari halkına selam gönderdiğini söyleyen Bedran, Hakkari halkına yakışır bir duruş sergilediğini de vurguladı.
 
'Mahkemeler baskı altındadır'
 
Ardından söz alan HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Leyla’nın tutukluluk halinin devamının hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukukunun kararı olduğunu söyledi. Mahkemelerin, hakimlerin özgür iradeleriyle karar veremediğinin ifade eden Gülistan şöyle konuştu: “Mahkemeler baskı altındadır. Bugün Sayın Leyla Güven şahsında gördüğümüz uygulamalarla aslında siyasi saiklerle karar verildiğini ve bundan sonra da mahkemelerin siyasi saiklerle karar vereceğinin açık ve net bir şekilde bize göstermiştir.
 
'Hukuk tarihine kara leke olarak geçmiştir'
 
Biz şuradan net bir şekilde bir kez daha altını çiziyoruz ki; Sayın Leyla güven Hakkari ilimizin oyunu, desteğini almıştır. Aynı zamanda bütün Türkiye halklarına karşı bir sorumluluğu vardır. Bugün siyasallaşmış yargı bütün bu sorumluluğu yerine getirmesini halka hizmet etmesini parlamento faaliyetlerine katılmasını ve yasamaya katılmasını engellemiştir. Yasama dokunulmazlığı olmasına rağmen yargılamaya devam edilmesi yönünde verilen karar da hukuka bir kara leke olarak Türkiye hukuk tarihine düşmüştür.” 
 
 'Hukuk size de lazım olacak'
 
Hakkari ve Türkiye halkının Leyla’nın yanında olduğunu dile getiren Gülistan, hukuk dışı kararların kendilerini mücadeleden yıldıramayacağını belirtti. Hukuk, demokrasi ve özgürlük mücadelelerine devam edeceklerini söyleyen Gülistan, “Bu hukukun üstünlüğü değil üstünlerin hukukuna elbette Türkiye’de son vereceğiz. Bir gün bu hukuk çiğneyenler de bu hukuka mutlaka ama mutlaka muhtaç hale gelecektir. Hukukun ne kadar  önemli olduğunu görecekler. Biz o gün geldiğinde de herkesin eşit bir şekilde hukukun önünde yargılanması için mücadele edeceğiz” dedi.