‘Yayın evleri baskılardan dolayı kapılarını Kürt edebiyatına açamıyor’

  • 10:08 10 Temmuz 2018
  • Kültür Sanat

 

Zeynep Durgut
 
VAN - Dünyada hiçbir edebiyatın Kürt edebiyatı kadar baskı altına alınmadığını belirten yazar Rengin Kardelen, “Buna rağmen Kürt edebiyatı döneme göre oldukça dinamik ve başarılı. Yayın evleri de artık Kürt edebiyatına olumlu bakıyor fakat baskılardan dolayı kapılarını bizlere açamıyorlar” dedi.
 
Kürt dili, kültürü ve inancı tarih boyunca üretilen özel politikalarla yok edilmeye çalışıldı. Bu asimilasyon politikalardan en fazla nasibini alan ise Kürt edebiyatı oldu. Kendi yaşamını ve anılarını "Xaşxaş" isimli kitapta ele alan yazar Rengin Kardelen, Kürt edebiyatı ve asimilasyon politikalarını değerlendirdi. Diyarbakır'ın Sur ilçesinde dünyaya gelen Rengin, özellikle okuyucunun kendini bulması için kitabı kısa ve özlü sözlerle yazmaya dikkat ettiğini belirtti. Rengin, kitabı ise "Xaşxaş, fedai bir sözcük, efsuni biz sözdür" diyerek tanımladı.
 
'Edebiyat şiirsel bir yaşamın arayışıdır'
 
Kürt edebiyatının gerilemesinde dilin tutukluluğunun etkisi olduğunu kaydeden Rengin, "Eğer biz insanı doğa olarak tanımlarsak, edebiyatı da doğanın baharı olarak görebiliriz. Bir tomurcuk, fidan ve çiçeğin açılması doğaya renk katar. Edebiyat da şiirsel bir yaşam arayışıdır. Kısacası yaşamın akışının kendisidir. Edebiyatsız bir toplum soğuk bir kışa benzer. Edebiyat gücünü toplum ve insandan alır. Edebiyatı güçlü olan toplum; güçlü bir tarih ve kültüre sahip olduğunu gösterir. Kürdistan’da insanlığın doğuşu ve beşiğidir. Efsane ve mitolojileri oldukça güçlüdür. Katliam ve göçlere rağmen bunlara karşı direnen ve ayakları üstünde duran kültür-edebiyata sahip" dedi.
 
‘Dünyanın hiçbir yerinde bir edebiyat bu kadar baskı altına alınmadı’
 
Kürt edebiyatının şuan dünya üzerinde en etkin durumda olduğunu belirten Rengin, Kürt edebiyatının klasik edebiyata karşı inkâr ve reddi tercih etmediğini ifade etti. Kürt edebiyatının sürekli ileriye doğru gittiğini söyleyen Rengin, "Kürt edebiyatı yerel yapıtlardan beslenmeyi ihmal etmemelidir. Böylece gençlerin hislerine dokunan bir edebiyat yok olamayacaktır. Kürt edebiyatını döneme göre oldukça dinamik ve başarılı görüyorum. Gün geçtikçe insanda heyecan ve umut yaratıyor. Şimdiye kadar birçok Kürtçe kitap yazıldı. Diasporalarda da çok sayıda kitap çıkarıldı. Yayın evleri de artık Kürt edebiyatına olumlu bakıyor fakat baskılardan dolayı kapılarını bizlere açamıyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde bir edebiyat bu kadar baskı altına alınmamıştı" diye konuştu. 
 
‘Kürtlerin daha çok Kürtçe yaşaması gerekiyor’
 
Kürt kültürü ve edebiyatına yönelik baskı ve asimilasyona işaret eden Rengin, bu edebiyatın sözlü ve anneler sayesinde günümüze kadar taşınabildiğini kaydetti. Rengin, "Şimdilerde birçok Kürt edebiyatçı ve yazar maalesef eserlerini Türkçe yazıyor. Bunu eleştirmek gerekiyor. Buna karşı çıktım. Ve bütün eserlerimi Kürtçe yapmak için çok uğraştım. Çocuklarım ile Kürtçe konuşuyorum. Bu asimilasyon politikalarını anca böyle yenebiliriz. Biz Kürt yazar ve edebiyatçılar, aileler, öğretmenler olarak kültür ve edebiyatımıza daha çok sahip çıkmalıyız. Kürtlerin daha çok Kürtçe yaşaması gerekiyor" ifadelerini kullandı. 
 
Kürt edebiyatı ve kültürü için direnmenin gerektiğini ifade eden Rengin, şöyle dedi: "Devrim ve edebiyat bir arada gündeme gelmiyor. Ancak birbirini besleyen, daha güçlendiren ve ön açıcı olan iki kavramdır. Her yerin dilin öğretildiği alanlar haline dönüştürülmesi gerekiyor. Dilimizi yaşamın her alanında kullanalım. Özellikle gençler ve çocukların Kürtçe konuşması için çabalamamız lazım."