Kendine ayna tutan kadının 'Yüzleşme Öyküleri'

  • 09:04 24 Nisan 2018
  • Kültür Sanat

 

İZMİR - Kadın Yazarlar Derneği'nin kadının kendine doğru bir kazı yapmasını amaçlayarak düzenlediği atölye sonucunda ortaya çıkan "Ayna Ayna Söyle Bana-Yüzleşme Öyküleri" kitabı okurla buluştu.
 
Kadının kendisiyle yüzleşmesi ve kendini keşfetmesi amacıyla atölye çalışması yapan Kadın Yazarlar Deneği, atölye çalışmaları sonucunda "Ayna Ayna Söyle Bana-Yüzleşme Öyküleri" adlı kitabı okurla buluşturdu. Her hafta Çarşamba ve Perşembe günleri atölyeler düzenleyen kadın yazarlar, "Konan Göçen Kadınlar/ Göç Öyküleri"nin ardından yüzleşme temalı atölye çalışmaları gerçekleştirdi. Kadının toplumsal cinsiyet rolleri ve savaş gibi olgularla sıkıştırıldığını vurgulayan dernek başkanı Sevim Korkmaz Dinç, kadının yaşadığı travmaları aşabilme yöntemi olarak "yüzleşmeleri" tercih ettiklerini vurguladı. 
 
'Kadının nelerle yüzleşip yüzleşemediğinin aynası'
 
Derneğe üye olan olmayan bütün kadınların öykülerini derlediklerini kaydeden Sevim, 250'den fazla öykünün ellerine yetişebildiğini aktardı. Bu öykülerin kadının nelerle yüzleşebildiğinin veya yüzleşemediğinin de aynası olduğunu ifade eden Sevim, "İnsan en çok kendini tanımak ister. Okuduğumuz öyküler bizi bize anlatırsa ondan zevk alırız. Belleğimiz ve kültürel çıtamız çok önemli. Kadın ailede yaşadığı, özel alanlarda başlarına gelenlerle yüzleşmeyi tercih ediyor. Öykülerde sadece bir kaç tanesi devletle yüzleşiyor, işkence ile yüzleşiyor" dedi. 
 
'Yazmak özgürlük isteğini açığa çıkarıyor'
 
Masallarla büyütülmüş kadının sürekli "keşke"ler yaşadığını belirten Sevim, öykülerin kadının dünyasını, nelere pişman olduğunu, dünyaya nereden baktıklarını, gelecek hayallerini yansıttığını dile getirdi. Kadının yazarak dar pencerelerden çıktığına dikkat çeken Sevim, öykülerin hem yazar hem de okur açısından özgürlük isteğinin de açığa çıkmasına yardımcı olduğunu aktardı. Sevim, "Kalemi eline alıp kendine ayna tutuyor kadın. İnsan aynada kendini görür. O gördüğü şeklin içindeki benliği nereye saklamış onu buluyor" diye konuştu. 
 
'Sistemle yüzleşmemek korkudan değil evin dışını bilmemekten'
 
Kadının kendi kimliğini bulmak için kendine sorular yöneltmesi gerektiğinin altını çizen Sevim, kendiyle yüzleşmelerin her zaman sancılı olduğunu da ekledi. Kadınların birbirine bakarak cesaretlenmesini sağladıklarını vurgulayan Sevim, şöyle dedi: "Kadınların sistemle yüzleşmemesinin nedeni korku değil, bilmedikleri bir alan. Sadece evin içini biliyorlar. Az bir parayla 7 nüfusun ya da eşinin nasıl idare edileceğini biliyor! Gündelik hayat içindeki o iş ve emek örgüsün çok iyi biliyor kadın ama dış dünyayı bilmiyor. Umuyorum ki önümüzdeki yıllarda çok daha atak olacaklar. Kendileri aileleri ile ilgili değil sadece soru sormayı, hesap sormayı ve bu soruların yanıtını isteyecekler. 'Bana reva görülen hayatı kabul edeceğim bir hayat değil' diyecek, başka bir hayat isteyecekler."