Şehir Plancısı Derya Hazar: 'İmar barışı' barış değil kaos yaratacak

  • 09:02 11 Mayıs 2018
  • Ekoloji

 

Melike Aydın 
 
İZMİR - AKP'nin seçim yatırımı olarak açıkladığı "imar barışı"nın aslında çarpık kentleşmeyi daha da artıracağını belirten Şehir Plancısı Derya Hazar, "Bu güne kadar 14 kez imar affı çıktı yapıların neredeyse yüzde 70'i kaçak. İmar barışı olarak gösterilen şey aslında barış değil kaos yaratacak" dedi. 
 
24 Haziran seçimleri öncesi seçim paketi açıklayan Başbakan Binali Yıldırım, "imar barışı düzenlemesi" yapılacağını açıkladı. Düzenleme ile mülkiyet ve imar sorunu olan, kayıtsız yapıların kayıt altına alınacağı belirtilirken, medyada da bir "müjde" gibi lanse edildi. TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Saymanı Derya Hazar, imar affının doğanın, mera, orman ve kıyı alanlarının yapılaşmaya açılması anlamına geldiğini belirtti.
 
'Daha önceki aflar daha çok sorun yarattı' 
 
İmar affının herhangi bir temeli olmadığını ve çarpık kentleşmenin önünü açtığını söyleyen Derya, "Bu 'imar barışı' adına kentlerimizin ve doğamızın yağmalanması, ihanete uğramasıdır. Altyapı ve ulaşım problemlerini, kısa süreli bir yağmurda sellerin oluşması gibi problemleri hala yaşamaya devam ediyoruz. Daha önce verilen aflarla planlama esas ve usullerine uygun olmadan yapılaşan kentlerde yaşadığımız sorunlar belliyken yeni bir affı, şehir planlama meslek disiplinini reddetmek olarak da tarif edebiliriz. Çünkü bizim bütün usul ve esaslara, etiğimize karşı olan bir taslak" dedi.  
 
'İmar affı ekonomik krizin yansıması'
 
"İmar barışı" tabirini de ironik bulduğunu söyleyen Derya, "Barış kelimesinden imtina ettikleri, korktukları bir dönemde çok ilginç buluyorum. 'İmar affı' mevcut sorunları kemikleştirmekten başka hiçbir şeye yaramaz. Bu uygulama ekonomik temelli diye düşünüyoruz. Basına yansıyan söylemlere göre 48 ile 68 milyar lira arasında söylemler dolaşıyor. Aslında alınmak istenen emlak vergisi ile ilgili bir süreç. Tamamen içinde bulunduğumuz ekonomik kriz temelli bir yaklaşım" diye konuştu. 
 
'İmar barışı manipülatif bir söylem'
 
Yasa taslağında, yapının depreme dayanıklılığının malikin sorumluluğuna bırakıldığını ve kaçak yapılaşmanın sorumluluğunun da alınmadığını kaydeden Derya, şu bilgileri paylaştı: "2012'de çıkarılan 'Kentsel Dönüşüm Yasası' ile çeliştiği gibi Anayasa'ya da aykırı. Ayrıca 2013'de çıkarılan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ile de çelişiyor. Usule uygun imar çalışması yapanların bu yasayla emekleri de yerle bir ediliyor. Bu güne kadar 14 kez 'imar affı' çıktı yapıların neredeyse yüzde 70'i kaçak. 'İmar barışı' olarak gösterilen şey aslında barış değil kaos yaratacak. Hukuka aykırı yapılaşmanın önü açılacak. Kacak yapılar 14 kez affedilmiş sonra 'neden böyle altyapısız, ulaşım sorunu olan şehirlerde yaşıyoruz' deniyor. Biz çarpık kentlerde mevcut sorunları çözmeye yönelik çalışmaların dışında bir çalışma yapamıyoruz." 
 
'Bornova emsal teşkil edebilir'
 
Urla'da AKP'ye yakın firmalar tarafından kaçak yapılan villaları örnek gösteren Derya, yarımada ve Gediz Deltasında 1. derecede sit alanlarının derecelerinin düşürülerek parsel bazlı planlarla birçok yerin kentleşmeye açıldığını, Körfez Geçiş Projesi, Gediz Deltası, İnciraltı Kent Ormanlarının imara açılmasının bu aflarla da bağlantılı sorunların ortaya çıkacağını belirtti.  Derya, Bornova'da sit alanına yapılması planlanan özel eğitim merkezinin emsal olabileceğini söyleyerek kamuoyunun bu konuda bilinçlendirilerek yasaların geri çekilmesi sağlanabileceğini söyledi. 
 
Derya, 14 Mayıs'ta Nazım Hikmet Kültür Merkezi Konak Sineması'nda da konuya ilişkin bir panel yapılacağını belirterek katılım çağrısı yaptı.