Efrîn’de yakalanan Ziynet Sağlam: MİT merkezlerinde işkence gördüm

  • 10:32 11 Temmuz 2018
  • Güncel

 

ADANA - Efrîn’e dönük operasyon sırasında yakalandıktan sonra “örgüt üyesi” gerekçesiyle tutuklanan Ziynet Sağlam, Azez ve Antep’te götürüldüğü MİT’e ait merkezlerde işkenceye maruz kaldığını belirtti. 
 
Yöneltilen “örgüt üyeliği” suçlamasıyla Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve tek kişilik hücreye konulan Ziynet Sağlam, aynı dosya kapsamında tutuklu bulunan arkadaşlarının yanına geçme talebinin cezaevi idaresince kabul edilmemesi nedeniyle 11 gündür açlık grevinde. Talebi kabul edilene kadar eylemini sürdüreceğini bildiren Sağlam, Efrîn ve Türkiye'de yaşadıklarını avukatları aracığıyla Mezopotamya Ajansı’yla (MA) paylaştı. 
 
Efrîn'e yönelik operasyon sırasında Cinderes ilçesinde bulunduğunu aktaran Ziynet, Türkiye'nin MİT elemanları ve ÖSO üyelerinin eliyle Efrîn'de “savaş suçu” işlediğini iddia ederek, buna dair tanıklıklarını da anlattı.
 
'Tüm dünya bu suça ortak'
 
Operasyon sırasında yerleşim yerlerinin bombalanıp yok edildiğini, ev ve dükkanların “savaş ganimeti” adı altında talan edildiğini, suların kesildiğini, cinsel saldırı suçlarının yaşandığını belirten Ziynet, çocuk, kadın ve yaşlı onlarca insanın hayatını kaybettiği bu saldırılarla binlerce Efrînlinin ise yurtlarından göçe zorlandığını hatırlattı. Ziynet, işlenen bu insanlık suçuna tüm dünyanın sessiz kalarak ortak olduğunu da ifade etti.
 
10 Mart 2018'de Cinderes ilçesine bağlı bir köyde hava bombalandırmanı sırasında kendisiyle birlikte aynı evde bulunan bir baba ve kızının yaşamını yitirdiğini, kendisinin ise yaralandığını anlatan Ziynet, bir süre yıkıntılar içinde kaldığını söyledi.
 
‘Yemekle çekim yapıp, ardından işkence ettiler’
 
Yıkıntılar içinden çıkmak isterken ÖSO üyeleri ve askerler tarafından yakalandığını aktaran Ziynet, bu kişilerin kendisini soyup, YPJ kıyafetlerini giydirdiğini, taciz ve tehdit ettiğini dile getirdi. Ziynet, "Bu şekilde benim fotoğrafımı çektiler. Türk askeri kendisini iyi göstermek ve yaptığı katliamın üstünü örtmek için bir masanın üzerine çeşitli yemekler koyup elime zorla bir bardak sıkıştırıp, fotoğraflar çektiler. Ellerinde bıçak ve silah olan Bordo Bereliler 'tekbir' getirip çekim yaptılar. Sonra beni bir odaya koyarak, elimi, ayağımı ve gözlerimi bağladılar. Akşam ise beni bir eve götürüp orada işkence ettiler" diye belirtti.
 
Efrîn’den alınıp Azez’e götürüldü
 
Sözlü ve fiziki tacizi de içeren işkencenin dozajının her saat artması nedeniyle sürekli baygınlık geçirdiğini dile getiren Ziynet, o anları ise şu sözlerle anlattı: "Bu kişiler ellerindeki bıçaklarla boğazımı kesmeye teşebbüs ediyorlardı. Her ayıldığımda bana, 'kafanı keseceğiz' tehdidinde bulunuyorlardı. Sonrasında oradan alıp bir banyoya götürdüler beni. Orada parçalanan kıyafetlerimi çıkarıp getirdikleri pijamayı giymemi istediler. Daha sonra beni alıp bir caminin önüne götürdüler. Tekbir sesleriyle cami önünde boğazımı kesmeye çalıştılar. Günlerdir su içmediğim için su istedim. Bıçağı boğazımda gezdiriyorlardı. Bir süre sonra birileri onları çağırdı ve beni bir araca koyup, Efrîn'den Azez'e getirdiler.”
 
‘MİT elemanları sorguladı’ 
 
Yol boyunca işkencenin devam ettiğini paylaşan Ziynet, getirildiği Azez'de, yoğun işkencelere maruz kalmış Efrînli 5 kadının bulunduğu hücreye konulduğunu belirtti. Ziynet, burada MİT'çi olduğunu belirttiği bir kişi tarafından sorgulanıp, yine onun talimatı ile işkenceye uğradığını ve cinsel saldırı ile tehdit edildiğini anlattı. Ziynet, MİT elemanlarının kontrolünde olan bu merkezde işkence altında olan diğer kişilere gösterilerek teşhis yapılmaya çalışıldığını da paylaştı.
 
Kafasına çuval geçirilerek Antep'e getirildi
 
Burada bir ayı aşkın süren sistematik işkencelerden sonra eli, gözü ve ayakları bağlanıp kafasına çuval geçirilerek Antep'e getirildiğini ifade eden Ziynet, Antep'e geldiklerinde uzun bir süre çıplak bir şekilde bekletildiğinin altını çizdi. Ziynet, daha sonra MİT üyelerince kendisine siyah bir elbise giydirilip, yine siyah süngerli tek yataklı ve her yeri elektrik kablosu döşeli bir odaya konulduğunu söyledi.
 
"Her yerim yara içinde olduğu ve ayak tabanlarım patladığı için verilen elektrik nedeniyle etimin piştiğini hissediyordum" diyen Ziynet, burada Filistin askısı, falaka, kafes ve farklı işkence yöntemlerine maruz kaldığını aktardı.
 
‘Her saniyesi işkenceydi’
 
Anlatımlarına göre, burada 20 gün boyunca işkence gören Ziynet, tekrardan Azez'e geri götürüldü. Burada 5 kişilik koğuşta bu kez 38 kadınla kaldığını söyleyen Ziynet, bu kadınların, işkence, cinsel saldırıya maruz kaldığını, bu işkenceden ve zulümden ötürü psikolojik travma yaşadığını sözlerine ekleyerek, "Hücrenin her saniyesi işkenceydi" diye belirtti.
 
‘Hiç kimseye anlatmayacaksın’ diye tehdit ettiler
 
3 ayın sonunda Kilis'e götürülüp savcılığa çıkarıldığını ve PKK aleyhinde kendisinden görüntü kaydı alınmaya çalışıldığını anlatan Ziynet, "Savcılıkta psikolojik baskı vardı. Kamera getirdiler. Benden ‘PKK'nin işkence yaptığını’ söylemem istenildi. Kabul etmedim. Bana Azez'de işkence yapan MİT'çi, 'sana yaptığımızı, gördüklerini, yaşadıklarını hiç kimseye anlatmayacaksın. Kimseyle konuşmayacaksınız. Anlatıp konuşursan seni bulup öldürürüz' diye tehdit etti. Daha sonra çıkarıldığım mahkemece tutuklanıp, konulduğum Kilis Cezaevi'nde 23 gün kaldım. Daha sonra ise Tarsus Cezaevi'ne sürgün edildim" dedi.
 
Getirildiği Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’ne girişte çıplak aramaya maruz kaldığını ifade eden Ziynet, vücudundaki yaralar ve darp izleri nedeniyle hastaneye götürülüp, rapor verildiğini söyledi. Kendisiyle aynı davada yargılananların koğuşuna ise "vücudundaki yaralar iyileşmemiş" gerekçesiyle konulmadığını paylaştı.