Tayyip Erdoğan'ın gelişmiş ülke kriterine: Buzdolabı var da su yok!

  • 09:02 12 Haziran 2018
  • Okumadan Geçme!

 

Safiye Alagaş
 
ADIYAMAN - AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, bir ülkenin gelişmişlik düzeyini "buzdolabı alımı" ile açıklarken, Yalankoz köyünde su yok. Alevi Kürt köyü olduğu için yıllardır mağdur edildiklerini belirten kadınlar, "Beyaz eşyamız var ama su yok" dedi.  
 
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde Sakarya mitinginde sarf ettiği "Her eve buzdolabı giriyorsa refah seviyesi var demektir” sözleri tepki çekerken, Kürdistan'da hala yüzlerce köye su girmiyor. Adıyaman'ın Tut ilçesine bağlı Yalankoz köyünde yıllardır su yok.  Yalankoz, 150 haneli 800 nüfuslu Alevi Kürt köyü. Köy sakinleri su sorununun giderilmesi için defalarca Adıyaman ve Tut belediyelerine başvuruda bulunmuş ancak hala bir sonuç yok. Yalankoz da bulunan Havşeri içme suyu şebekesinin yüzde 55'i şehir merkezine aktarılıyor. Köyün güney tarafından Adıyaman'a içme suyu taşınan Medetsiz su kaynağının boruları geçiyor. Aynı şekilde batı tarafından ise Adıyaman içme suyunu karşılayan Gürlevik boru hattı da geçiyor. Bütün bunlara rağmen köye su verilmiyor. 
 
Köyün çeşmesi ise yaz sıcakları nedeniyle kurumayla yüz yüze kalıyor. Köye günde bir saat olmak üzere su veriliyor. Köye zaman zaman Tut Belediyesi tarafından itfaiye aracı ile içme suyu dağıtımı yapılıyor. 2017 Eylül ayında itfaiye ile su taşırken, bunu da kameralar karşısında övünerek yapıyor. 
 
Her seçimde 'su' sözü verildi 
 
16 yıldır Yalankoz köyünde yaşadığını belirten Zeynep Kilkemir, siyasi partilerin buraya geldiğinde su getireceği sözünü verdiğini ancak gittikten sonra bir daha uğramadığını söyledi. Partilerin her seçim dönemi köye gelerek su vaadinde bulunduğunu ve oylarını aldıktan sonra bir daha köye uğramadığını vurgulayan Zeynep, "Boruları çektiler köy girişine kadar ama devamını getirmediler. Su hattını yanlış döşedikleri için getiremediklerini söylüyorlar. Biz köylüler olarak yukarıya sondaj takmışız evlere su geliyor ama çok pis bir su. Herkes evine arıtma taktırmak zorunda kaldı. Onu içiyoruz" dedi. 
 
Partilerin seçimden sonra bir daha gelmediğini dile getiren Zeynep şöyle konuştu: "Seçimden sonra bir daha gelmiyorlar biz susuz kalmaya devam ediyoruz. Bu sene daha gelmemişler sorunumuz var çünkü. Sorunumuzu çözmüyorlar ki. Kimse kendi sözünün arkasında durmadı. Alt yapı yok su gelmediği için. Bidondaki suyu hayvanlara verdim. Yollarımız da yok ama en temel sorunumuz suyun olmamasıdır."
 
'Bütün dertleri kadınlar çekiyor'
 
Hayatın boyunca Yalankoz köyünde su görmediğini ifade eden 28 yaşındaki Benazir Bektaş da, "Adıyaman ve Tut belediyeleri bizim köye ödenek çıkarmıyorlar. Borular okulun oraya kadar döşenmiş ama devamını getirtmediler. Orada bekliyor. Bütün dertleri de kadınlar çekiyor" diye konuştu.
 
Köy çeşmesinde çamaşır, halı, bulaşık yıkamak için sıra beklediklerinin altını çizen Benazir, "Ben de isterim evimde bol suyla yıkayayım. Şimdi orada yıkayanlar var onların işini bitirmesini bekliyorum. İçme suyu da çok az kime yetecek kime yetmeyecek. Sondajı da kendimiz taktırdık. Devletin hiçbir katkısı olmamış. O da su çıkarırken çok elektrik tüketiyor. Bu kez elektrik parası çok geliyor. Bu adil değil" ifadelerini kullandı. 
 
'Alevi'yiz Kürt’üz diye bize hiçbir şey yok'
 
Çevre köylerin hepsinde su olduğunu dile getiren Benazir, "Biz hem Alevi hem de Kürt olduğumuz için hizmet etmiyorlar. Bunu yapan da Adıyaman ve Tut belediyelerindeki AKP encümenleri. Köyümüze hiçbir şey gelmesine izin vermiyorlar. Köyümüzde yıllardır ilköğretim okulu vardı. Köyümüzdeki okulu kapatıp Bayır Köyü'ne taşıdılar. Sağlık ocağını da taşıyacaklardı ama görevli doktor köylülerle birlikte izin vermedi engel oldu. Alevi'yiz Kürt'üz bize hiçbir şey yok" diyerek tepki gösterdi. 
 
Benazir, yıllardır söz verenlere karşılık bu yıl oyunu HDP'ye vereceğini vurguladı. 
 
Çamaşır makinesi var ama su yok!
 
Köy çeşmesindeki suyun da kendilerine yetmediğini dile getiren Songül Yıldız ise, burada yıkadıkları çamaşırların yeterince temizlenmediğini kaydetti. Su olmadığı için her şeyi elde yıkadıklarını belirten Songül, şöyle devam etti: "Çamaşırlarımızı köy çeşmesinde ıslatıyoruz daha çok kirleniyor. Çünkü su yok. Temiz olmuyor. Çamaşır, bulaşık makinam, buzdolabım var ama su olmadığı için hiç biri işe yaramıyor."