Pes etmeyen bir başarı hikayesi: Bir kadın olarak değiştiriyordum ve korkuyorlardı

  • 09:03 6 Temmuz 2018
  • Yaşam

 

ŞIRNAK - Çocuk yaşta evlendirilerek erkek şiddetine maruz bırakılan Fatma Tetik, ne yaşarsa yaşasın hayallerinden hiç vazgeçmedi. Şimdi tekstil müdürü olan Fatma, metropollere göçü engellemek için yeni istihdam alanları açılmasını istiyor. 
 
Direnişin simge yerlerinden biri olan Şırnak'ın Cizre ilçesinde direnişin öncülüğünü yapan kadınlar, kadın kimliklerinin tanınması için de yıllardır mücadele veriyor. Değişimin sancılarını çekmeye devam etse de ektiği tohumları yeşertmeyi başaran kadınlardan biri de Fatma Tetik. Halkın Demokrasi Partisi'nde (HADEP) siyaset çalışmalarında yer alan Fatma, annesinin "Sen kız çocuğusun orada yerin yok" diyerek engellemesine rağmen her gün partiye gitmek ister. Ancak hayallerine daha 13 yaşında iken zincir vurulan Fatma, tüm karşı koyuşuna rağmen teyzesinin oğluyla evlendirilir. 
 
'Aykırıydım onların zihniyetine'
 
İstemeden girdiği yeni ailede mücadelesini bütün zorluklara rağmen devam ettirdiğini söyleyen Fatma, şöyle devam etti: "Okul okumadım ama ulaşabildiğim bütün kitapları okuyordum. Aynı evde yaşadığımız kadınları gözlemliyordum. Kaynanamda, eltilerimde gördüğüm eksiklikleri yapmamaya özen gösteriyordum. Evde hep ezilen taraf biz oluyorduk. Evde gördüğüm haksızlıkları söylüyordum. Bunu yaptığım için çoğu zaman şiddet görüyordum. Diğerlerini de etkilediğimi söylerlerdi ve susmam için şiddet gösteriyorlardı. Hamile olduğum zamanlarda kapıyı üstüme kilitlerlerdi ve çıkmama izin vermezlerdi. Annemin evine gitmeme izin vermezlerdi. Evdeki kadınları örgütlediğimi söylerlerdi. Ben aykırıydım onların zihniyetine. Bir kadın olarak değiştiriyordum, bunu görüyor ve korkuyorlardı."  
 
'4 yıl sonra sofraları birleştirdim' 
 
Bütün bunları yaparken bir bilince sahip olmadığını ancak bir mücadele ruhu olduğunu belirten Fatma, "Şimdiki gibi bilinçli olsaydım çok daha farklı olacaktı. Eşimin kardeşi Ali, kadınlara hep çok karşıydı. 'Kadının olduğu yerde ben asla durmam' derdi. Bana, 'Fatma sen çok konuşuyorsun. Kadınlık konusunda kendine çok güveniyorsun ama senin bu kendine olan özgüvenini kıracağım' demişti. Ama ben onların eksikliklerini biliyordum ve onları değiştirmenin yollarının olduğunu düşündüm. Bırakıp gidebilirdim ama bu onlara doğru yolu göstermezdi. Madem onların zihniyeti bu kadar geride ve ben bazı konularda kendimi ilerletebilmişim. O zaman onlara da öğretebilirdim. Ali'ye örnek olmuştum aslında. O da mücadelenin içinde yer almaya başladıktan sonra birçok şeyin farkına vardı ve benden özür diledi" diye belirtti. 
 
Sofrada bile kadınların yerinin olmadığını, erkekler yedikten sonra oturduklarını dile getiren Fatma, buna da karşı geldiği için şiddete maruz kaldı. "4 yıl sonra sofraları birleştirdim" diyen Fatma, ilk başarısının kendisini son derece mutlu ettiğini kaydetti.  
 
'Hayallerimi gerçekleştireceğim' 
 
Eşinin ailesinden ayrılıp kendi evine yerleştikten sonra çalışmak isteyen Fatma, "Biz 6 kişilik bir aileydik hepimize eşim bakardı. Eşime hayalimi anlattım ve 'ister destek ver ister verme ben risk alıp hayalimi pratiğe dökeceğim' dedim. Bir kadın olarak kendi paramı kazanabilirim. Çocuklarıma maddi destek verebilirim. Özellikle maddi konuda bir erkeğe bağlı kalmamalı bir kadın. Çocuklar annelerinin de neler yapabileceğinin farkına varmalı. Çocukken de erkek kadın eşitliğini yaşayarak öğrenmeli" ifadelerini kullandı. Hayallerine adım adan Fatma, şimdi tekstil müdürü. Cizre'deki gençlerin metropollere gitmemesi için daha fazla istihdam alanı yaratmak isteyen Fatma, bir de kurs açmak istiyor. Hayalleri bununla sınırlı olmayan Fatma, "Amacıma tam ulaşamamış olsam da yola başladım. Nefes alıp verdiğim sürece mücadeleye devam edeceğim ve ayakları üzerinde durmak isteyen herkese de desteğimi sunacağım" dedi.