İnsan, babası ölünce ağlamaz mı?

  • 09:14 22 Haziran 2018
  • Kadının Kaleminden

 

Safiye Alagaş
 
"İnsan, babası ölünce ağlar. İnsan, babası ölünce feryat, figen eder. Hele bir de niye öldüğünü bilmiyorsa isyan eder. Melisa bir yanı eksik büyüyecek. Sırtına yüklenen yükle erken büyüyecek. Belki de hayatı boyunca babasının neden katledildiğini sorgulayacak." 
 
Suruç'ta AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız'ın korumaları ve akrabalarının saldırısı sonucu katledilen esnaf Celal Şenyaşar, Adil Şenyaşar ve babaları Hacı Esvet Şenyaşar'ın cenaze töreninde tarifi imkansız bir acı vardı. Bir de Celal'in 8 yaşındaki kızı Melisa….
 
Melisa, bayramın arife günü, iş yoğun olduğu için babası Celal ve amcası Adil'e yardım etmek için dükkana gidiyor. Dükkanda tartışma başladığında orada bekliyor. Aslında yaşanılanların en küçük tanığı. Olayı, "Ben amcama yardım etmeye gitmiştim. Tartıştılar sonra demir sesleri geldi. Bende koştum amcama haber verdim" diyerek anlatıyor.
 
Amcasına haber veriyor ama babasını ve Adil amcasını kurtaramaya gücü yetmiyor. Celal ve Adil'in cenaze töreninde gözlerim Melisa'ya takılıyor. Annesine sarılıp bir taraftan ağlarken bir taraftan da annesinin gözyaşlarını siliyor. Sonra gidiyor babaannesinin kucağına oturuyor. Bu kez de onun gözyaşlarını siliyor. Sarılıp teselli etmeye çalışıyor. Birde kendi gözyaşlarını siliyor. Bir yandan babaannesi, bir yandan annesinin gözyaşlarını ve bir de kendi gözyaşlarını siliyor.
 
O sırada cenaze töreninde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran Melisa'yı kucağına alıyor ve "Ağlama" diyerek teselli etmeye çalışıyor. Melisa, "İnsanın babası ölünce ağlamaz mı?" diyerek cevap veriyor.  Bu söz üzerine Ayşe de Melisa ile birlikte ağlamaya başlıyor. Ayşe ve Melisa'yı buluşturan ortak tarih ikisinin de küçük yaşta babalarının katledilmesi. İnsan babası ölünce ağlar. İnsanın babası ölünce feryat, figen eder. Hele bir de niye öldüğünü bilmiyorsa isyan eder. Yıllarca anlamaya çalışır. Anlamaya çalışırken adaletin peşine düşer. Hakikati ararken, adaletin peşinden giderken bir de bakmışsın yeni babalar katledilmiş. Bu kez de bu babaların çocuklarını teselli etmeye gidersin.  Bir nesil değişti ama hala babalarımız faili belli veya belirsiz bir şekilde sokak ortasında, hastanelerde, iş yerlerinde katlediliyor. 30 yıl önce babaları katledilen çocuklar bugün babaları katledilen çocukları teselli ediyor.
 
Bizi bir araya getiren gözyaşlarımız, ağıtlarımız oldu. Biz hangi dilde feryat edersek sesimiz duyulur. Biz hangi dilde ağıt yakarsak ağıdığımız duyulur.  Bu ülkede hep bir yanımız eksik büyüyoruz. Çocukluğumuzun, gençliğimizin bir yanı eksik. Sırtımıza yüklenen yüklerle erken büyüyoruz. Melisa da bir yanı eksik büyüyecek. Sırtına yüklenen yükle erken büyüyecek. Belki de hayatı boyunca babasının neden katledildiğini sorgulayacak. Birkaç yıl sonra gerçeğin açığa çıkması için mücadele etmeye başlayacak. Ve sonra başka gerçeklerin açığa çıkması için adaletin peşinden giden bir yanı olacak. Hep bir adalet arayışı hep bir şeylerin değişeceğine inanarak mücadele edecek.